Bir Umudum Sende Anlıyor Musun?
Dünyaya gözümü açtığımda senle tanışmıştım.Seninle ilk karşılaşmamız ise İzmir'de olmuştu.Ben 6 bilemedin 7 yaşlarındaydım.Sağlık sorunlarımdan dolayı İzmir'e gitmiştik ve Babam moral olması için beni sana getirmişti.Alsancaktan içeri girerken polis benim bayrağımın sopasını almamıştı.Kimbilir belki de kıyak geçiyordu doya doya sallamam için.

Yerimizi almıştık.Hava yağmurluydu.İçimde garip bir heyecan vardı.Ne yeni alınmış bir oyuncağın kutusunu açarkenki heyecan ne de babamın kapıyı çaldığında kapıya koşarkenki hevesim.. Çok farklı bir duyguydu. Etrafım benim gibi insanlarla doluydu.Herkes bağırıyordu ''siyah beyaz'' diye.. Ben de bağırdım gücümün yettiğince.. Yağmur şiddetini arttırıyordu.Fakat biz kapalı tribundeydik.Alsancak o gün kıyak geçiyordu bana.

1 oldu 2 oldu 3 oldu 4 oldu derken bir de baktım ki skor 8-2 olmuştu. Allah'ım bu nasıl bir şeydi? Ertuğrul'un muhteşem oyunu ve sayılmayan 3 golümüze inat maç tam tamına 8-2 bitmişti. O gün Beşiktaş'ım kıyak geçmişti bana.

Belki de en mutlu günlerimden biriydi ki eve gelince sabaha kadar duyduğum tezahuratları söylemem bıkkınlık getirmişti bizimkilere.
Herhangi bir çocuğun herhangi bir çizgi filmde izlediği karakteri taklit etmesi gibiydi benimkisi. Ama ne ben herhangi bir çocuktum ne de bir çizgi filmdeki karakteri taklit ediyordum.

Ben Ertuğrul abilerimi,Şeref amcalarımı biliyor onlar gibi birer Beşiktaşlı olmaya çalışıyorum.
ve ben Beşiktaş Çocuğuydum.

Şimdi sana sesleniyorum ilk sevdam,ilk göz ağrım bir kıyak daha geç bizlere..!

*resmin büyük boyutunu görmek için tıklayın.